Prostat Kanseri Nedir?

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat Kanseri, erkek üreme sistemine dahil olan prostattaki hücrelerin farklı ve kontrolsüz üremesinden dolayı kötü huylu bir tümör olarak tanımlanır. Prostat, alt karın bölgesinde mesanenin hemen altında yer alan ve idrar yolunu yani üretrayı çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir organdır. Erkek vücudunda üreme sisteminin işlevlerinin düzenlenmesinde rol oynayan testosteron hormonunun salgılanması ve spermin canlılığını ve hareketliliğini koruyan seminal sıvının üretilmesi prostatın önemli işlevleri arasındadır. Prostatın ilerleyen yaşla birlikte oluşan iyi huylu büyümesi halk arasında organın adı ile prostat olarak bilinir. Başta orta yaşlılar ve yaşlılar olmak üzere binlerce erkeği etkileyen bir hastalık olan kanser vakası 65 yaş üstü kişilerde tespit ediliyor.

1 Prostat kanserinin belirtileri nelerdir?

2 Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

3 Prostat Kanseri Tanısı Nedir?

4 Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

5 Prostat Kanseri Tedavisi

6 Prostat Kanseri İçin Risk Faktörleri

 Prostat kanserinin belirtileri nelerdir?

 Prostat kanseri belirtileri genellikle hastalığın sonraki aşamalarında ortaya çıkar ve birçok semptomla kendini gösterebilir. Hastalık sinsice ilerlediği için asemptomatik (asemptomatik) kişilerde erken ama düzenli kontrollerle teşhis koymak mümkündür.Hastalığın semptomları karakteristik değildir ve prostatın diğer hastalıklarında  görülebilir. Kanserinin birçok yaygın belirtisi vardır:

  • İdrar yapmada zorluk
  • Sık idrara çıkma
  • İdrarda veya menide kan 
  • Sertleşme sorunları
  • Boşalma sırasında ağrı
  • İstenmeden kilo kaybı
  • Prostat kanseri sıklıkla kemiklere metastaz yapar (yayılabildiğinden) bel, kalça veya bacaklarda şiddetli ağrıya neden olabilir.

  Prostat mesanenin hemen altında yer aldığı için en sık görülen semptomlar üriner sistemle ilgili sorunlardır. Prostatın tümöre bağlı büyümesi sonrasında prostat, mesane ve idrar yollarına baskı yapılması sık idrara çıkma, aralıklı ve yavaş idrar akışı ve hematüri ile kendini gösteren idrara çıkma ile kanama gibi semptomlara neden olabilir.

Sertleşme sorunu (iktidarsızlık) olarak tanımlanan sertleşme sorunları da prostat kanserine bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler arasında yer alabilir, bu nedenle dikkatli olunması önerilir. Bu semptomlar, iyi huylu prostat büyümesi veya prostat iltihabı (prostatit) gibi diğer durumlarda da ortaya çıkabilir ve belirgin kanser belirtileri değildir. Bu belirti ve semptomları olan her on kişiden sadece birinde kanser vardır.

Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Kesin nedeni bilinmiyor. Ancak çeşitli çalışmalar sonucunda bu kanser türü için bazı risk faktörleri belirlenmiştir. Prostat kanseri, en yaygın haliyle, normal bir prostat hücresinin DNA’sındaki anormal değişikliklerin bir sonucu olarak gelişir. DNA, hücrelerimizdeki genleri oluşturan kimyasal yapıdır. Genlerimiz hücrelerimizin nasıl çalıştığını kontrol eder, bu nedenle DNA’daki değişiklikler hücrelerin nasıl çalıştığını ve bölündüğünü etkileyebilir. Hücrelerin büyüme, bölünme ve hayatta kalmasına yardım eden belirlenmiş genlere onkogenler denir.

Hücre çoğalmasını kontrol alan, DNA’daki hataları tamir eden veya hücrelerin doğru bir anda ölmesine sebep olan genlere tümör baskılayıcı genler denir. Bazı onkogenlerdeki mutasyonlar ve tümör baskılayıcı genler kanser için risk faktörleridir.  Diğer risk faktörleri ileri yaş, siyah ırk, ailede prostat veya meme kanseri öyküsü, yüksek erkek hormonları, hayvansal protein ve yağlardan zengin gıdaların aşırı tüketimi, obezite ve egzersiz eksikliği olarak sıralanabilir. Genetik yatkınlığı gösterebilecek bazı tıbbi durumların varlığında daha erken yaşta kanser taraması yapılması gerekebilir. Birinci derece akrabasında kanser olan kişilerde hastalığa yakalanma riski 2 kat daha fazladır. Özellikle prostat kanseri öyküsü olan kardeşlerde artmış risk daha belirgindir.

 Prostat Kanseri Tanısı Nedir?

 Gelişmiş ülkelerde erkeklerde en sık görülen kanser olan prostat kanseri, Türkiye’de akciğer kanserinden sonra ikinci en sık görülen kanserdir. Dünya çapında kanserden ölümlerin dördüncü önde gelen nedenidir. Genellikle yavaş büyüme eğilimi gösteren ve nispeten sınırlı saldırganlığı olan düşük riskli bir kanserdir. İlk aşamada herhangi bir semptom olmadığı için tanı genellikle gecikir.

Hastalık ilerledikçe güçsüzlük, kansızlık, kemik ağrısı, omuriliğe metastaz (sıçrama) sonrası felç (felç), idrar yollarının iki taraflı tıkanmasına bağlı böbrek yetmezliği gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle erkeklerin düzenli aralıklarla kanser taraması yaptırmaları erken teşhis için önemlidir. Sonuçta, hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, tedavi ve hayatta kalma oranı o kadar yüksek olur. Tarama, kan testinde PSA adı verilen biyokimyasal bir parametrenin kontrol edilmesini ve dijital rektal muayene adı verilen bir yöntemle prostatın incelenmesini içerir.

Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Kesin nedeni bilinmiyor. Ancak çeşitli çalışmalar sonucunda bu kanser türü için bazı risk faktörleri tespit edilmiştir. En yaygın şekliyle, normal bir prostat hücresinin DNA’sındaki anormal değişikliklerin bir sonucu olarak gelişir. DNA, hücrelerimizdeki genleri oluşturan kimyasal yapıdır. Genlerimiz hücrelerimizin nasıl çalıştığını kontrol eder, bu nedenle DNA’daki değişiklikler hücrelerin nasıl çalıştığını ve bölündüğünü etkileyebilir.

 Prostat Kanseri Tedavisi

 Tedavide kanserin büyüme hızı, yayılımı, hastanın genel sağlığı ve kullanılacak tedavinin etkinliği olası yan etkilere bağlı olarak farklı tedaviler de tercih edilebilir. Erken bir aşamada tespit edilirse, acil tedavi yerine takip tedavisi önerilebilir. Prostat kanseri için cerrahi en yaygın ve etkili tedavilerden biridir. Robotik, laparoskopik ve açık cerrahi yöntemler mevcuttur ve her cerrahi yöntem hastaya göre tercih edilmelidir. Cerrahi işlemin amacı tüm prostatı çıkarmaktır. Uygun durumlarda prostat çevresindeki penisin sertleşmesine yardımcı olan sinirler korunabilir.

Erken prostat kanseri için tercih edilen ameliyat laparoskopidir. Yine prostatın erken evrelerde radyasyon tedavisi (radyoterapi) uygun hastalarda önemli bir tedavi seçeneğidir. Laparoskopik cerrahi hastaya konforlu bir operasyon sunar ve kanserle mücadele açısından yüksek başarı oranlarına sahiptir. 45 küçük delikten yapılan bu operasyonlardan sonra hasta daha az ağrı hisseder ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilir. Bu işlemler cerrahi kesi olmadığı için kozmetik açıdan da yüksek düzeyde hasta memnuniyeti sunmaktadır.

Prostat Kanseri İçin Risk Faktörleri

 Kesin nedeni bilinmemektedir. Prostat kanseri, prostattaki bazı hücreler, normal hücrelerin yerini alarak hücresel düzeyde genetik kusurlar nedeniyle kontrolden çıktığında ortaya çıkar. Daha sonra çevre dokulara ve ileri evrelerde uzak organlara yayılabilir. Prostat kanserinin sebepleri ve risk etkenleri şu şekilde sıralanabilir;

 Kalıtsal veya Genetik Faktörler: Prostat kanseri vakalarının %9’u kalıtsaldır ve prostat kanserli hastalarda hastalık birinci derece erkek akrabalardan kalıtılır. Kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri ile ilişkili olduğu bilinen BRCA2 genindeki mutasyonların da erkeklerde prostat kanseri riskini arttırdığı gösterilmiştir.

 Genetik olmayan (çevresel) faktörler: Prostat kanserinde çevresel faktörler genetik faktörlerden daha etkilidir.

Yaşın etkisi: Prostat kanseri riski yaşla birlikte artar. 50 yaş altı erkeklerde nadir görülen prostat kanseri, 55 yaş üstü erkeklerde daha sık görülüyor.

Irk faktörü: Irk faktörü prostat kanserinde de önemlidir. En çok siyah erkeklerde görülür, bunu beyaz erkekler izler. Asya/Pasifik adalarında yaşayan erkeklerde de nadiren görülür.

Diyet: Diyetin prostat kanseri üzerindeki doğrudan etkisi belirlenmemiştir. Önceki araştırmalar selenyum ve E vitamininin kanser riskini azaltabileceğini gösterse de daha sonraki araştırmalardan elde edilen daha net sonuçlar, ikisinin de hiçbir faydası olmadığını göstermiştir. Ancak sağlıklı bir diyet kanser riskini azalttığı için sağlıksız yiyecekler yemek kanser riskini doğrudan artırabilir.

Yorum Yazın